Mon, 2026-01-05 16:32:00
İsviçre'de 40 kişinin ölümüyle sonuçlanan bar yangını, zincirleme ihmalleri gündeme getirdi
Crans-Montana'daki bir barda yaşanan ve ülkedeki en büyük trajedilerden biri olarak kayıtlara geçen bar yangınındaki ihmaller derlendi.
Yetkililer, olayda hayatını kaybeden 40 kişinin tamamının kimliklerinin tespit edildiği ve cesetlerinin ailelerine teslim edildiğinin bildirirken, yaşanan trajik olaya ilişkin tartışmalar İsviçre ve Avrupa ülkelerinin gündeminde yer almaya devam ediyor.
Valais Kantonu Başsavcılığı, kutlamalarının yapıldığı sırada yangın çıkan barın işletmecilerine yönelik soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Başsavcı Beatrice Pilloud, barın 2 işletmecisi hakkında, kasten öldürme, ihmal sonucu yaralama ve ihmal sonucu kundaklama suçları nedeniyle cezai soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Bar müdürü, Fransa'da dolandırıcılık ve fuhuş suçlarına karışmış
Şüphelerinin olduğunu ancak masumiyet karinesinin geçerli olduğunu kaydeden Pilloud, belediyeden tesiste yapılan yangın güvenliği denetimlerine ilişkin raporu aldığını ve bunun şu anda incelendiğini söyledi.
Barın işletmecilerinin tutuksuz yargılanmasına yönelik tepkiler sürerken, savcılığın, Fransız asıllı çiftin "kaçma riski olmadığı" gerekçesiyle serbest bıraktığı bildirildi.
Fransız Le Parisien gazetesinin haberine göre, bar müdürünün 20 yıl önce Fransa'da dolandırıcılık ve fuhuş suçlarından hapse girdiği belirtildi.
Hayatını kaybedenler arasında çok sayıda reşit olmayan birey var
Hayatını kaybeden kurbanların yaşları 14 ile 39 arasında değişirken, 40 kişi arasında çok sayıda 18 yaş altı birey olduğu bildirildi.
Böyle bir eğlence mekanına çocuk yaşta kişilerin alınması da bir diğer tartışma konusu oldu.
Bu yaştaki çocukların mekana alınmasının yanı sıra onlara yönelik alkol satışı da eleştirildi. Olayın başlangıç anına ilişkin sosyal medyada yayımlanan görüntülerde, eğlenen kişilerin alkolün de etkisiyle yangının bir anda yayılmasını hesap edemediği ve bu ihmal sonucu hayatını kaybettikleri yer aldı.
İsviçre'de alkol satın alma ve tüketme yaşı, türüne göre iki ayrılırken, hafif alkollü içkilerin satın alma ve tüketim yaşı 16, sert olanların ise 18 olduğu biliniyor.
Bu nedenle hem reşit olmayan yaşta çocukların mekana alınması ve onlara alkol satışı eleştirilirken, soruşturmada bunların da yer alması için bir kamuoyu baskısı oluştu.
Mekandaki ses yalıtım malzemelerinin ucuz ve oldukça yanıcı olduğu iddiası
Olayın ardından mekanın denetlenmesi, yangın önlemleri ve yangının hızla yayılmasına neden olan iç dekor da tartışma konusu oldu.
Binanın eski katlarının da kullanıma açık olduğu ve bu katlardan çıkışların standartlara uygun olmadığı tespit edildi. Son olarak, 2015 yılında yangın yalıtım panellerinin montajı sırasında yapılan çalışmalarla ilgili şüpheler var.
İsviçre basını görüntülerde hızla alev aldığı görülen ses yalıtım malzemelerine odaklanırken, İsviçre'nin Almanca yayın yapan Neue Zürcher Zeitung (NZZ), malzemenin ucuz ve oldukça yanıcı olabileceği tahmininde bulundu.
İsviçreli uzmanlar, fotoğraflara dayanarak yalıtımın doğru şekilde monte edilmediğini belirtirken, Başsavcı Pilloud, malzemenin standartlara uygun olup olmadığını da araştırdıklarını belirtti.
Mekandan bilinen tek kaçış yolu merdivenler olduğu kaydedilirken, buraya düzenli olarak giden bir müşteriye göre, acil çıkış sigara içme odasında gizlenmiş ve bir kanepeyle kapatılmıştı.
Bu ölümcül güvenlik açığının da adli makamlar tarafından soruşturulan konular arasında yer alıyor.
Denetimlerdeki bir terslik olduğu gündemde
Binalardaki yangın denetiminden sorumlu olan belediye, mekanın denetimini gerçekleştirdiğini bildirse de, bir yangın neticesinde yaşanan bu olayın birçok soruyu gündeme getirdi.
Uzmanlara göre, standartların ve profesyonel denetimlerin olduğu İsviçre'de böylesine büyük bir yangın kazası yaşanmasının bir şeylerin ters gittiği anlamına geliyor.
Olayın yaşandığı mekanın işletmecisi, son 10 yılda yalnızca 3 kez denetlendiğini ve hiçbir sorun bulunmadığını da iddia etmişti.
Crans-Montana Belediye Başkanı Nicolas Feraud'un, "yangın denetimleri düzenli olarak yılda bir veya iki yılda bir yapılır" şeklindeki açıklamaları, bazı işletme sahiplerinin "yıllardır hiçbir yangın denetimi yapılmadığı" yönündeki açıklamalarla da çelişiyor.
Öte yandan yangının başlamasına rağmen mekan çalışanlarının, müziği durdurması ve mekanı hızlıca tahliye etmemesi de trajedinin bir diğer büyük sebebi olarak eleştiriliyor.
Başsavcı Pilloud, bu kadar çok insan ölmesinin ve yaralanmasının ardından her şey yolunda gittiğinin söylenemeyeceğini belirtirken, soruşturmanın, neyin yanlış gittiğini belirlemek zorunda olduğunu kaydetti.
Pilloud, soruşturmanın zaman alacağının da altını çizdi.
"Crans-Montana öncesi ve sonrası diye bir dönem olacağını düşünüyorum"
İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin, olayla ilgili İsviçre kamu yayıncılarına verdiği mülakatta, "Bugün her şey yeniden gözden geçirilmelidir, hatta yangın güvenliği düzenlemeleri bile." dedi.
Bu trajediye kadar, yangın güvenliği düzenlemelerinin çok bürokratik ve karmaşık olduğunu ve güvenliği tehlikeye atmadan basitleştirilebileceğini hep duyduğunu hatırlatan Parmelin, kuralları belirlemenin uzmanların işi olduğunu ve kantonların bunları uygulaması gerektiğinin altını çizdi.
Parmelin, "Şimdi 1 veya 2 yıl sonra yanlış olduğu ortaya çıkabilecek değişikliklerden kaçınmak için yaşananları dikkate almalıyız. Bugün her şey yeniden gözden geçirilmeli ve uzmanlar da şüphesiz bunu yapacaklardır. Hayatımda ilk kez gençlerin hayatını alan bir olayla karşı karşıya kaldığıma inanıyorum ve Crans-Montana öncesi ve sonrası diye bir dönem olacağını düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
İsviçre'deki barda çıkan yangın
Valais kantonuna bağlı kayak merkezi olarak tanınan Crans-Montana kasabasında yılbaşı kutlamalarının yapıldığı barda yangın çıkmıştı.
İsviçreli yetkililer, yangında 40 kişinin hayatını kaybettiğini, çoğu ağır 119 kişinin yaralandığını duyurmuş, İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise ölü sayısını 47 olarak paylaşmıştı.
Yetkililer, olayın nedenini araştırdıklarını açıklamış, görgü tanıkları yangına şampanya şişelerine takılı maytaplı mumların neden olduğunu öne sürmüştü.
Yaralıların kaldırıldığı çevredeki hastaneler, yoğun bakım kapasitelerinin dolduğunu açıklamış, çok sayıda yaralı komşu ülkelere sevk edilmişti.